Fotoğrafın anlamı durmayan hayatta az da olsa birşeyleri durdurma çabasıdır. En azından benim için. Fotoğraf çekmek isteyen biri iyi niyetli olarak Fotoğraf makinesi almak isterse ( ki günümüzde bu konuda iddialı cep telefonları da bulunmakta ) ne yapmalı? Fotoğrafçılık için olmazsa olmazımız bir Fotoğraf makinası ise size bu konuda bazı bilgiler vermek istiyorum.  Sizleri teknik detaylarla sıkmak da istemiyorum, çünkü bu tür detayları bulabileceğiniz zaten birçok internet sitesi ve forum sitesi bulunmakta.

Peki en önemli kriterler neler? Bana kamera almak için soru soran arkadaşlarıma söylediğim en önemli şey şu: İki tane önemli kriter var, siz bana bu konuda önecelikle cevap verin. Peki nedir bu kriterler: Bütçe ve Beklenti. 

Herşeyin başı ekonomi. Modeller karmaşıklaştıkça ( ragefinder’ lar hariç, ileride başka bir yazı konusu olabilir ) ve de mantıkları daha komplike oldukça, aslında makineler düz ve hatta  aptal bir mantığa bürünebilirler. Yani Canon – Nikon ikilisinin o dev makinelerini fotoğrafçılık için ilk aşamada kullanmak, hayatında ilk kez araba kullanan birini Porsche 911 Turbo Carrera koltuğuna oturtmakla aynıdır. Bu durumda hiyerarşinin en başından başlamak en iyisi:

Compact ( basit kullanım da diyebiliriz ) makineler:

Eğer fotoğrafçılık adına profesyonel çalışma yapmayacaksanız ya da bu işin eğitimini de almadıysanız ya da almayacaksanız, işte size başlangış noktası. Genelde ucuz olurlar ( bazı özel referans modelleri hariç, bunlar profesyonellerin başlangıç fiyatları kadar hatta daha da pahalı olabiliyorlar ).

Peki compactlar’ ın avantajları ve dezavantajları nelerdir:

Avantajlar:
– Fiyat avantajı
– Küçük ebatlı olduğu için taşıma avantajı ( hem ebat, hem de ağırlık açısından )
– Basit modlar ve çekim yardımları.
– Kolay kullanım
– Sokak çekimlerinde dikkat çekmeme
– Türkiye piyasasıda rahat bulunabilme ( diğer modellere oranla )

Dezavatajlar:
– Düşük ışık hassasiyeti problemi
– Netleme konusunda yavaşlık
– Basit ve ucuz dahili lensler
– Basit makine yapısı.

Bunların hepsinin ötesinde, bir makine almadan önce ürünü elde incelemenizi tavsiye ederim. Çünkü bu grup daha küçük modellerden oluştuğu için elinize oturmayabilir.

Tabiki bu dezavantajlar bazı referans modeller için geçerli değil. Peki markalarda durum ne? Burada da size bazı marka ve modellerden bahsetmek istiyorum:

Fotoğrafçılık için giriş makine ( makina da olabilir )  tavsiyeleri:

  • Canon Ixus modelleri: Canon Profesyonel modeller kadar, giriş grubundaki modellere de dikkat eden bir firmadır. Tabiki Ixus almak istiyorsanız, daha başlangıç modeli olan Powershot’lardan daha çok elinizi cebinize atmalısınız ki, Powershot modelleri de kötü değil. Ixuslar, kullanıcı dostu menüleri, ergonomileri ve hızları ( AF, resim işleme ) gayet iyi.
  • Fuji X serisi: Bu seri için söyleyebileceğim en önemli şey, ne yazık ki pahalılar. Finepix’ ler de gayet hoş makineler ki, teknoloji marketlerde de size gönül rahatlığıyla önerilebilirler. Ama X serisi, başlı başına ayrı bir olaydır ki, ilk aşamada bahsettiğimiz ucuz fiyat mantığı ile ters düşerler.
  • Sony: Bu segmentte en çok önerebileceğim marka. Çünkü tekrar bir çıkış arıyorlar ve de bu sektöre her segmentte ciddi para harcıyorlar ki, sensör üretimi konusunda inanılmaz iyiler.
  • Olympus – Panasonic: Bu segmentte de ciddi yatırım yapıyorlar ama üst 3lü daha etkileyici.
  • Nikon: Profesyonal makine olarak kullandığım marka olsa da bu segmentte beni hayal kırıklığına uğratan markadır.
  • Pentax – Samsung – Casio: Model bulma konusunda zorlanabilirsiniz.
  • Leica: Fiyatları duyunca öksürmeye başlayıp, pardon dedikten sonra, aklınızda markasından ziyade kırmızı amblemi ve fiyatı kalacak olan, bu fiyattaysa vardır bir hikmeti diyebileceğiniz markadır. Tabi bu modellerine bu kadar para  verip kullanmak, sizin fotoğrafçılık adına büyük bir adım atmanızı sağlamaz. Fakat bu segmentin değil de, üst segmentlerin Alman alamet-i farikası. Özellikle inanılmaz da lens üretirler.

Eğer düşündüğünüz bir modelin incelemesini isterseniz, bize yazın. Biz de yurt dışı türlü ürün inceleme sitelerinden, kendi fotoğrafçı arkadaşlarımızdan ve de Türkiye’ de bulabildiğimiz ürünleri de bizzat inceleyerek bilgilerimizi sizlerle paylaşalım, hatta alternetifler de üretelim.

4 YORUMLAR

  1. Fotoğrafçılık bir tutkudur,bunu yaşayabilirseniz.Herkesin mutlaka bir fotoğraf hobisinin olmasını gerçekten istiyorum,çünkü fotoğraf geçmiş gösterir bir kaynaktır

    • Hakan Bey, size kayılıyorum. Özellikle bizim ülkede profesyonelden ziyade amatör kalmış kişiler için bu çok daha geçerli. Bence fotoğrafçılık bir terapidir de, kendinizi herşeyden soyutlayabildiğiniz mutlu anlardır.

    • Sezai Bey, her Dslr profesyonel ihtiyaçlara cevap vermez. Modeller yukarı çıktıkça aslında daha düz bir mantığa sahip olurlar ve de fotoğrafçıdan katkı beklerler. Ayrıca işin sadece gövde ile bittiğini düşünüp lens, ışık desteği gibi konuları göz ardı edersek yanılırız, çünkü bu işe merak salan herkes gövdeye verdiği paradan daha çoğunu hep lenslere vermiştir. Artı facebook için instagram tarzı doğal photoshoplu fotoğraflar yeter. Eğer orada siz de fotoğraf paylaşmayı düşünüyorsanız Aynasız denilen makineleri öneririm, özellikle Olympus pen’ ler filtre efektleri ve renk skalalarının genişliği ve canlı tonlaması ile harika. Ben Pentax, Canon ve Nikon Dslr ( özellikle Nikon’ da şu an en iyi iki gövdeden birini kullanıyorum ) kullandım ve de kullanmaya devam ediyorum, Pen kadar tatlı renk verdiklerini söyleyemem ( Zeiss lenslerle bile ).

CEVAP VER